YALNIZLIK ve YAŞANANLAR - Blogcu - Sayfa 3



Yalnızlığa ve Aşka Dair Bir Delinin Karaladıkları



Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım




Dimi ERAY?

23/4/2007 ·

Evet 9 hafta bir sökülen soğan değil asırlık çınar olmalıyız demiştim ya burada ki kastettiğim şey sadece kalıcı izler bırakmaktı hayatta.. Bazen soğanda olmalı sökülmeli topraktan kurtlanmamak için ama her ikisini de dengelemeli bence ERAY : )
 
Çınar ve selvi rüzgar da eğilir ama dikdik durması gereken zamanlardada hep göğe bakar... Tercih yapmak değil konu hayata herşeye rahmen sımsıkı sarılmak bazen savaşmak bazen durmak bazen de kabullenmek.
 
Hayata bağlanmadan hayatta yaşamak iz bırakmak ama aslında birşey yapmamak...Nefes almak yaşamak için değil yaşadığını ve yaşattığını hissetmek için sorgulamamak ama anlamak ve yorumlamak. anı yaşamak zevk almak ama yarını da düşünmek.. İnce bir bıçak sırtında dolanmak ama yaralanmamak.
 
Çok şey yazmak isterdim ama yazamıyorum çünkü yaşam hiçte basit değil bizce. Aslında basit ama karmaşık yapmak bize yaşadığımızı hissettiriyor.
 
Sizden ricam yazamadıklarımı anlamak ve bilmek için;
 
- Hiç affetmeyeceğinizi düşündüğünüz kişileri kalbinizde affedin onlar bilmesin,
- güneşli havada ışığın sizin ışığınız olduğunu düşleyin ve iyi haber tellallığı yapın...
- her kötü günden sonra duaların iyi şeyleri çağıracağını bilin
- bilin ki şu an sevindiğiniz bir süre sonra ya da önce üzüldüğünüzdü yada üzüleceğinizdir. Tam tersi de geçerli ve bunu iyi düşünün çünkü bu acıları hafifletecek kendi kendinize verdiğiniz.
- yaşamın değiştiğini unutmayın iyi ya da kötü
- koşulsuz sevin ve isteyin
- sevgiye yakın olun ama bulduğunuzda kendinizi de unutmayın, benliğinizi koruyun çünkü hep kendiniz kendinize kalacaksınız herşey çıkınca hayatınızdan...
- Hayal edin ve bir kere gerçekleştirince de o keyfi ve gücü hissedin...
- zor bir işe başvurun ve sizi çağırıp 1 saat dil dökmelerinden sonra hayır deyin.Sonra buna üzülün ama bir yanınız sevindiği için çelişkilerinizi fark edip hayatınızsdaki çelişkilere kahkaha ile gülün ve yarattığınız dünyanın kanunlarını sizin koyduğunuzu ve doğa ile uyumlu olmadığını farkına varın...
 
Neyse bunları yapıp yapmamak size kalmış ama yapanlar bu düşüncelerin yazılanların uygulanmasının ne kolay olduğunu ve yapılabilir olduğunu görecek...
 
Bunlar çok güzel bir de yapabilsek demişsiniz uygulayabilsek; uygulamak için ne yaptınız hangi riskleri aldınız en sevdiğiniz şeyleri adadınız mı daha iyi yarınlar ve şu an için.... Ben herşeyi kaybederek işimi adadım bırakarak ve hediyem geri yollandı doğa tarafından yeni bir işle. Ben öyle görüyorum hata da olabilir ama risk aldım. Sırf rahat diye yorulmuyorum diye sevmediğim bir işi yaparak kendimi yozlaştıramam ben.....
 
10 yılımı verdim hayatı anlamak için ve yılmadan uygulamayı denedim acı çektim ama bazen de sevindim çünkü içimdeki çocuk hala konuşuyor benle ve hep çocuk kaldı gözyaşlarıyla ıslansada.
 
Artık nefret yok hayatımda, kızdınızmı kırıldınız mı beyninizden fırlatıp atın ya da kalıp savaşın ve hayata geç kalın. Bu çok riskli bu seçimi siz yapacaksınız. sonunun olumsuz olacağını bildiğiniz savaşlara girmeyin kendinizle. Ama inanıyorsanız sıkıca yakalayın ama düşünün buna değer mi yada
yakalamak istediğiniz şey yakalanmak istiyor mu?
 
zamanla dost olun su gibi olun çünkü su akacak bir yer bulur engelde bile şekil değiştirir ana yolunu bulur............
 
Sevgiyle kalın, hepinize teşekkürler....Uygulamak zor ama yenile yenile kendinizi yenmeyi öğreniyorsunuz aslında kazanmak ya da kaybetmenin olmadığını da anlıyorsunuz. Yenmek: ruhu serbest bırakmak ve size gülümsemesine izin vermek bence : )

Yorum (1) Yorum yaz!

KENDIN ICIN

23/4/2007 ·

Senden korktukları için, seni kıskandıkları için saldırırlar sana, başka bir nedeni yok. Siperlerde çürütme kendini sakın, dövüşmek için er meydanını seç.

Ölüm istenmeyen, ölüm kahpedir elbette ama şerefle gidilecekse ölüme, onun da aziz bir yanı olur. O kadar da korkma ölümden. Bir karanfil bulunsun masanda her gün. Kokla onu gün boyu, ay yüzlü sevgiliyi koklar gibi.

İnsanları olduğu gibi gör. Katilin bile yüreğinin derinliklerinde insani bir yan olabileceğini unutma. Şiiri sev, sev ki hayatını şiir gibi yaşama isteği uyansın beyninde.

Takma dertlerini bu kadar kafana. Her yeni doğan günün taze bir başlangıç olduğunu unutma. Zaman her şeyi düzene koyar. En büyük doktordur zaman, acılarını ancak o unutturur, üzülme, güven zamanın büyüklüğüne.

Kılı kırk yarmaya kalkma sakın, ilk adımını atarken. Hata yapma hakkını kendine tanı, korkma. Saçmala bazen, boşalt yüreğine doldurduğun acı veren ağırlıkları. Özgür ol, insan ol, borçlu kalma şu iki günlük dünyaya....

Yorum (yok) Yorum yaz!

TEKRAR MERHABALAR

23/4/2007 · Kategori: ask

Oturdum sana yazdim bu siiri

Belki hissedersin beni

Oyle ozledimki seni

 

Gittiginin birinci yilini gectik sevgilim,ama ben hala sana yaziyorum.nasil sevmisim seni.....

 

icimden gelenleri yazdim yine size ve geri dondum.Artik tekrar beraberiz,yine paylasacagiz....

umutlar olmasa yada umut olmasa hayat ne bunaltici olurdu deilmi?ben bunu anladim...yani benim umudum var hala hayattan....sizinde umudunuz eksik olmasin..yazin bana yine eskisi gibi...hayat paylastikce guzel ve anlamli...

birde kizariz soveriz ama ASK hayatin parcasi olmazsa olmazi...varsa daha guzel hayat...

icimden gelenler bunlar hadi paylasmaya devam....

sevgimle...

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

merhabalar

11/1/2007 ·

bugun TÜRKİYE'de son günüm.yarın okuluma dönüyorum.2 haftam dolu dolu geçti.ama bir haber aldım ki dünyam yıkıldı.aslında iki haber.en çok içimi yakan onun özgürlüğünün kısıtlanması.bu konu ile ilgili yazacağım..bu arada tatlıyıda bıraktım.şunu anladım herkeste herşey yalan.

sevgimle

Yorum (1) Yorum yaz!

AYRILIGIN HEDIYESI

17/12/2006 · Kategori: ask

AYRILIĞIN HEDİYESİ

Simdi saat sensizligin ertesi
Yildiz dolmus gökyüzü ay aydin
Avutulmus çocuklar çoktan sustu
Bir ben kaldim tenhasinda gecenin
Hiç uyumamis bir-ben

Simdi gözlerime aglamayi ögrettin
Ki bu yaslar
Utangaç boynun kolyesi olsun
Bu da benim sana
Ayrilirken hediyem olsun

Soytarilik etmeden güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksizlik etmeden dogan günese
Bütün aydinliklari içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu biliyorsun
Simdi iyi niyetlerimi bir bir yargilayip
asiyorum
Bu son olsun, Bu son olsun....
Simdi saat yoklugunun belasi
Sensiz gelen sabaha günaydin
Isi gücü olanlar çoktan gittiler
Bir ben kaldim voltasinda gecenin
Hiç uyumamis bir-ben
Kafami duvara vurmadan taniyabilmek seni
Beyninin içindekilerini anliyabilmek
Ve yitirmeden yüzündeki anlik tebessümü
Bütün saatleri öylece dondurabilmek için
Çildirasiya paraladim kendimi
Lanet olsun
Artik sigarayi günde üç pakete çikardim
Olsun gözüm olsun
Ne olacaksa olsun !

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

BUGUN BURDA

17/12/2006 ·

merhabalar!!!

bu ilk merhabam size.daha once baska bir blogda gorusuyorduk.buraya tasindik.YENI ADRESIMIZ.begendinizmi?mail atan,beni yanliz birakmayan ve suan bu satirlari okuyan SANA cok tesekkur ederim.Tekrardan hosgeldiniz....

bugun burada hava kotu.disarda cok kotu bir yagmur var.oysaki planim disatri cikmakti.neyse saglik oldun dimi

bana gelen maiilerde en cok sorulan sorularin basinda ozel hayatim ve yazilarimin kime yazilmis olmasi.ama yapmayin arkadaslar ozel hayat ustunde.anlatilmazki acik acik...yoksa ozel olmaz dimi?tamam tamam su kadarini yazayim yanlizim.hayatimda kimsecikler yok sevgili niyetinde.ben hala ayni ben.bulamadim aradigimi.bulamiyacagimda.

soruyorlar hep sen ne ariyorsun.durun bugun size aradigim prensi yazayim.ati olmasada olur bu arada..

sizinde bildiginiz gibi dis guzellikleri pas geciyorum,.onemli diil,.ozu sozu bir olsun derim hep dimi?

hayal gucu genis,surprizi seven ve bir adim onde olabilcek biri...

nasil yani????bana dis gecirebilcek biri.sozunu dinleyebilcegim?varmi aranizda ole bi delikanli?

bana sana guveniyorum demicek..yani kontroller olmali dimi ama?

seven insan kiskanmaz kontrol eder...ehuehu...

yani bundan ibaret....

birde cidden ozlemekten bunaldim.ehh be ruh esim gercek esim nerdesin?

bugunluk bu kadar yeter

yeni sayfamiz hayirli ugurlu olsun...

gorusmek uzere!!!

 

birde unutmadan bi arkadasim siir yazip gondermis bende buraya yazip sizinle paylasayim dedim.hosuma gitti...

 

aramizmi yok yoksa bana darginmisin,ayrimi dustuk yoksa sen pismanmisin,arayip sormamak icin bir sebebin mi var,ah basim ah yine yine ayrilik mi var.

Yorum (2) Yorum yaz!

ANNEME MEKTUPLAR

17/12/2006 ·

hayatlar aci anne..icinde olum var,kaybetmek var,aldatilmak var,yanmak deli sevdayla yare ve kavusamamak var.
hayat ne kadar garip degilmi anne?
aldatilmak,aldatmacanin icinde olmak ve bile bile belki en guzel yerinde birakipta sevdigin herkesi geride gitmek var.
kapatmak gozlerini ve belkide hic bir dunyaya acmamak var...
hayat anne hayat...ani anini tutmayan,icinde ne oldugu belirsiz kadere bagli hayat...
yasiyoruz bize sunulan hayati yasiyoruzda...
ya uzuluyor ya seviniyoruz...herseyimiz hic tam olmuyor.hep bisiyler eksik kaliyor anne neden?
en cok merak ettigimde bu..neden hepsi tam olmuyor anne?neden ozluyorum hep ben...bumu bana en cok yakisan acaba?
hep hayatim boyle ayriliklarla vedalarlami gecicek yoksa_?eyvah eyvah ki ne eyvah.....
birde anne aklimdan cikmiyor o serseri..aslinda kotu soz soylemeye dilimde varmiyor ama...
ozledim anne...cok ozledim...beni en iyi sen anlarsin en iyi sen hissedersin bu deliyi..
bak sana yazarken calan telefondaki ses sendin..
bir kizim dedin canim dedin canimdan can koptu sanki anne...
iste anne dedigim gibi...cok ozledim ben o serseriyi...
baktigim her gozde yine arar oldum ve calan her telefonda acaba o mu diye heyecanlanmak
gecermi anne bu sevgi?bir anlik mi ?ahh annem sana oyle ihtiyacim varki..cok uzaklarda bir basimayim..
dusunuyorum ve konusyorum cok seninle..
konusyorumda sesime sesin eklenmiyor,cevabimi alamiyorum...ahh annem ahhh...
sevmek megerse ne agir ne yukmus,ne buyuk bir aci..oysa bize oyle ogretmediler sevmeyi...
ogretmedilerde aslinda cok bastan hayatimin ilk adami olan babamdan cikarmaliydim dersimi..
olmadi iste..insaniz ya anlamiyoruz iste anne...
ne desem bos ne yazsam cevapsiz ...
unutmak lazim dimi anne unutmak..
senin tabirinle gecmisi unutmamak ama takilmamak lazim..hatalardan ders cikarmak lazim dimi anne..
bana guc ver duanla ve sesinle anne...
buna hic olmadigi kadar ihtiyacim var bu son gunlerde.
bana sensin bu hayatta tek guven veren ve tek sensin benim huzurlu sakin limanim..
duani eksik etme anne..
deli kizin...

Yorum (yok) Yorum yaz!

こんいちわ 皆三

17/12/2006 ·

こんいちわ!

げんきですか?

私はげんきです。

私はセライです。

どおぞよろしくおねがいします。

私はがくせいです。

でも日本語はむじかしいですね。

でわまった!

Yorum (3) Yorum yaz!

unuttum ama simdilik

17/12/2006 ·

aylardir yazilar yazdigim,yokluguna alisamadigim ve ozledigim seni unuttum artik.Aklima dusmuyorsun eskisi gibi,cok uzulmuyorum ismini soyleyince ve adimi yazabiliyorum artik dosyalara.Gulebiliyorum,sarkilari dinleyebiliyor ve anlam cikartmiyorum sana dair...

Haberinide almiyorum artik.Ve yuzun dusmuyor nicedir gozlerimin onune..

Ah demiyorum dusununce seni.Umudumuda geri cektim gelecek yazdan.artik sana dair bende olan hayaller hukmunu yitirdi.

Sesinde gitti kulaklarimdan,gozlerinde gitti ufkumdan..artik baska seslerde seni baska gozlerde senin gozlerini aramiyorum.

ve her calan telefonda acaba senmisin diye heyecanlanmiyorum.ve mesaj sesleri icimi titretmiyor artik.

 

sen bana giderken yalan soyledin,ben bu yalanina anca istirak ettim.anca dogruyu bulabildim.tek giderken soyledigin yalan degilmis,sen basli basina bir yalanmissin...

simdi anliyorumki sana yapilanlar bosa degil ama boslugu imis.ve sen kendi cikmazinda yol alirken ben kendi puslu yolumda guneslerin acmasini bekliyor olacagim.

ne bir adim ileri ne bir adim geri.suan hayatin tam ortasindayim.

nasil olurda bir insan bu kadar egri olur diye dusunmuyorum.sadece gunesin dogmasini,ciceklerin acmasini ve puslu olan dunyamin aydinlanmasini bekliyorum.

simdilik unuttum seni..ama simdilik....

Yorum (yok) Yorum yaz!

JAPON DILI 日本語

17/12/2006 ·

Bugun Japoncanin kokeni,nerden geldigi konusunda herhangi bir belgeye raslamak mumkun degildir.Ancak yazi sisteminin temelini olusturan 'kanji' V. yuzyilda Cin'den alinmistir.Yapi olarak Cince ile uzaktan yakindan bir ilgisi olmamasina karsin yazi sisteminin cok benzemesi nedeniyle disardan bakildiginda iki dil arasinda cok benzerlik varmis gibi algilanir.
Dizilim bakimindan Turkce gibi Ural-Altay Dil Grubuna dahil olan Japonca, fonotik acidan Malay-Polonezya grubuna sokulur. Turkce kadar gelismis, detayli bir dil olmamakla birlikte iki dil arasinda oldukca fazla benzerlik vardir. Herseyden once cumle dizilisleri aynidir. Yani ozne, tumlecler ve yuklem seklinde...
Japonca'nin cok detayli, oturmus bir dil olmayisi nedeniyle bu dilde ortaya konan sanat eserleri de cok kisitli kalmistir.
Japoncayi diger dillerden ayiran en onemli ozellik sokakta konusulan dilin, ilkkez karsilasilan biriyle konusurken kullanilabilecek nispeten daha resmi bir dilden, bu dilin de saygi duyulmasi gereken biriyle konusulan dilden bariz farklari vardir.(Burda 'dil' olarak adlandirilan sey bagimsiz bir dil degil,ayni anlamdaki kelimelerin farkli sekillerde soylenebilecegi durumlari ifade eder)
Mesela, samimi bir arkadasiniza telofon actiginizda, "Suzuki san orada mi?" demek icin "iru" kelimesini kullanmak yeterli olur. Ancak telefonda ilkkez gorustugunuz birisi icin daha kibar formlari olan "irimas" ya da "irimasu" tercih edilmelidir. Ancak konusmak istedigimiz kisi rektor, belediye baskani gibi mevki sahibi kisilerse "irashshaimasu" ve hatta cok daha kibar formu olan "irashshaimas deshou ka" kullanilmalidir. Ayni anlamdaki sozcugun bes farkli durumda bes farkli sekilde soylenmesi dilin en ilginc yonlerinden biridir.


Cok kisinin bilmedigi bir seyde M. Kemal Ataturk'un Japonca bildigidir. Osmanli doneminin son zamanlarinda Osamnli imparatorlugu tarafindan Japonya'ya bazi incelemeler yapmak icin yollanan Ertugrul Firkateyni Nara yakinlarinda kayaliklara carparak batar. (Bugun burada Turk bayragi dalgalanan bir anit da var) Japon devleti uzuntulerini bildirmek icin Anadolu'ya bir heyet gonderir.Osmanli devleti heyetin hemen geri donmemesini, bir muddet kalip fikir alis-verisinde bulunulmasini talep eder ve secilmis yedi subaya Japonca ogretilmesini ister. O secilmis yedi subaydan birisi de, sonradan Turkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu olacak olan M.Kemal Ataturk'tur...


Japonca kanji, hiragana ve katakana olmak uzere uc farkli sistemde yazilari icerir. Kanjiler daha once belirtildigi gibi Cin kokenli olup orjinal haliyle 40 binin uzerindedir. Bugun ise bir Cinli icin 5000 rakami oldukca fazla kanji bilindigi anlami icerir. Japonya'da ise Hiragana ve Katakana kullaniminin olmasi nedeniyle daha az kanji kullanilmaktadir. 1981 yilinda hukumetin almis oldugu kararla birlikte her Japon vatandasinin aldigi zorunlu ogretim boyunca en cok kullanilan 1945 adet kanjiyi ogrenmis olmasi zorunludur. Ancak Japonya'da universite ogrencilerinin bile her gazeteyi rahatlikla okuyabildiklerini soylemek dogru olmaz...

Hiragana ve Katakanayi ifade eden 'Kana' yazi sistemi ise Meici doneminden sonra ortaya cikmis, ozellikle cocuklar ve yabancilarin dili ogrenmesini kolaylastirmak amaciyla kanjilerden turetilmis sembollerdir.


Hiragana ve Katakana ile herseyin yazilmasi mumkunken nicin kanjilere ihtiyac duyulmustur o zaman? Bunun en onemli nedeni ayni sesin bircok farkli anlami ifade edebilmesi elbette. Soz gelimi "atsui" kelimesi hem 'sicak' hem 'kalin' anlamina gelip hiraganada yazilmasi halinde hangisi oldugunu anlamak imkansiz olur. Ancak ayni ses olmasina karsin bunlarin farkli kanjilerle ifade edilmeleriyle bu sorun ortadan kalkmis olur.

 

"Universite" anlamina gelen "daigaku" kelimesi kanjiyle baska, hiraganayla daha baska sekilde ifade ediliyor dogal olarak.... Katakana ise yabanci kelimelerin yazilmasi icin kullanilirlar. Mesela Turkiye,supermarket, Mc donalds... gibi.Ancak Japonca'da ses cesitliligi cok az oldugundan katakana semboller bu seslerin orjinallerinin ancak benzerlerini ortaya cikartabilirler. Mesela ingilizcede "torki" olarak telahfuz edilen Turkiye Japonca'da katakana ile "toruko" olarak yazilir. Yine "mek danilds" olarak telahfuz edilmesi gereken kelime Japoncada "makudonarudo"dur. Ayni mantikla diger bir cok dil icin gecerli olan "ozel isimler degismez" kurali Japonca icin gecerli degildir."Emrah"in 'Emurafu' olarak soylenmesi gibi.


Bu nedenle Japonya'da yabanci dil ogrenimi cok zordur. Bir Japonun ingilizce konusabilmesi icin herseyden once bu sesleri cikarmayi ogrenmesi gerekir. 20 yasina gelinceye kadar kendi alfabesini tam olarak zarzor ogrenebilen biri icin yabanci dil birde bu yuk sayesinde buyuk bir kulfet haline gelir. En cok karsilasilan sorun Japonca'da olmayan "L" ve "ti" seslerinin diger dillerde cok fazla kullanilmasindan kaynaklanan sorundur. Ayrica Japonca'da a,e,u,i,o ve n disindaki sesler harf degil hecedir. Ta,su,me,bo,wa,ki...gibi. Bu durumda bir Japonun mesela "tesekkur ederim" demesi icin "te-sek-ku-ru e-de-ru-mu" disinda birsey soylemesi icin olaganustu gayret sarfetmesi gereklidir.


Japonca Turkce'dekinden cok daha fazla ve birbirinden farkli lehceleri barindirir. Ozellikle Kyushu, Osaka ve Okinawa lehceleri digerlerine gore oldukca farkli iken Tokyo lehcesi standart Japoncayi olusturur. Standart Japoncada simdiki zaman formu kelimenin "te" formu denen haline "-imas" eklenerek yapilir. Mesela "yemek yiyorum" demek icin kullanilan yuklem 'tabete imas'tir. Oysa Kyushu'da bu yuklem 'Tabeyouru' olarak degistirilir. Turkce ile Japonca sadece yapi olarak birbirine benzemekle kalmaz,ayni zamanda bazi kelimeler ayni ya da benzer seyleri ifade ederler.


Japonca'da "iyi" anlamina gelen "ii","tepe" analamina gelen "teppen","kama" anlamina gelen "kama","ak" anlamina gelen "haku","su" anlamina gelen "sui","cay" anlamina gelen "cha","yamac" anlamina gelen "yamaci","yabani" anlamina gelen "yabancin" ve "avare" anlamina gelen "aware" Turkcede de ya ayni,ya da benzer sekillerde telahfuz edilir.

Yorum (2) Yorum yaz!